SAVAŞMA, SEVİŞ…!

Mayıs 6, 2007

Aynur hanım devlet dairesinde memur olarak çalışıyordu. Eşinin kendisini aldattığından emindi ama bir türlü ispatlayamıyordu. Bir şekilde bunu kanıtlayıp biran önce boşanmak istediğini, aslında bu olanları hiç hak etmediğini, çocuğunu da alıp yeni bir hayata başlamak istediğinden bahsetti. Kendisine bunun için bize ihtiyacı olmadığını mahkemeye başvurduğunda kocasının da istediği takdirde kolayca boşanabileceğini söyledim. Bu şekilde kocasının mal paylaşımında ve nafaka konusunda kendisine problem çıkaracağını ve görsel bir kanıt olduğu takdirde işlerin daha kolay olacağını söyledi, haksız da değildi.

Adamın beyaz eşya satan küçük bir dükkanı vardı. Sabahları erkenden dükkanı açıyor, gün içerisinde dışarı yemek, banka vs işler için çıkıyordu ancak. İlk üç gün bu şekilde geçti. Aklıma ilk gelen dükkanda çalışan kızın olabileceğiydi ne yalan söyleyeyim, genç, güzel bir kızdı. Ama Aynur hanımla konuşmamızda kızı tanıdığını, çok yakın bir tanıdıklarının kızı olduğunu onun olamayacağını söyledi. Bunun üzerine bu ihtimali geçtim, olmayacak bir ihtimal değildi daha önce örneklerine rastlamıştım, aranan aşık çok yakınlarda olabiliyordu ama Aynur hanımın kesin ve tereddütsüz tavrı karşısında bu ihtimali tam olarak silmesem de askıya almıştım.

Dördüncü gün eşi Savaş bey dükkanı açtıktan 2 saat sonra dışarı çıktı, arabasına bindi çok da uzakta olmayan büyük bir marketin önünde durdu. İçerideki yaklaşık 45 dakikalık bir alışverişten sonra dükkanın ve evinin bulunduğu semtten tam aksi istikamete doğru o önde biz arkada gitmeye başladık. Marketten epey içki ve meze türü şeyler almıştı, sanırım bizi fazla uğraştırmayacaktı.

Binanın ikinci katında *** numaralı daireye girmişti. Dışarıdan bakıldığında dairenin pencereleri kapalıydı. Neredeyse beş saat geçmişti beklemeye başladığımızdan beri, pencerede Savaş bey göründü, öylesine dışarı baktıktan sonra diğer pencereyi de açtı. Savaş bey bir saat sonra evden çıktı ve doğru dükkanına gitti. Bu sırada evin orada bıraktığım elemandan kadının görüntülerini aldığını söyleyen telefon gelmişti.

Ertesi gün akşama doğru beraber olduğu kadın geldi dükkanına Savaş beyin. Yaklaşık yarım saat kalıp gitmişti. Aynı günün akşam saatlerinde Aynur hanım aradı eşinin arkadaş toplantısı bahanesiyle evden çıkmak üzere olduğunu iletti. Read the rest of this entry »

35 yaşlarında oldukça alımlı bir bayan ile karşılaştım randevulaştığımız yere gittiğimde, gerçekten de görünüşü, konuşması ve hareketleriyle tam bir hanımefendiydi. Kendisinden 10 yaş büyük olan eşi ile 6 yıllık bir evliliği vardı. Eşinin kendisine ait olan bir işyeri vardı ve alım-satım işleriyle uğraşıyordu. Hanımefendi son dönemlerde, aşağı yukarı son altı aydır eşinin davranışlarında bazı değişiklikler gözlemlemiş ilk zamanlarda önem vermese de bu davranışlar aynı şekilde sürüp gidince eşinin kendisini aldattığından, başka bir kadının varlığından şüphelenmişti.

Gerekli bilgileri aldıktan sonra önümüzdeki ilk pazartesi gününden itibaren eşi Kenan beyi takibe almıştık. Adam uzun boylu, şık giyimli, oldukça yakışıklı birisiydi. Kendine ait bir işi, güzel bir arabası Türkiye şartlarına göre de iyi bir geliri vardı, istemese bile onu baştan çıkarabilecek birçok kişi olabilirdi.

Takibimizin ilk üç haftasında adamın hiçbir sakıncalı hareketi olmamıştı, sabah aynı saatlerde evden çıkıyor, öğlenleri zaman zaman işyerinin çok yakınındaki bir yerlerde yemek yiyor, aksamları yine aynı saatlerde evine dönüyordu. Bu üç hafta süresince dört kere de arkadaşlarıyla buluşup grup halinde akşam yemek yediler, daha doğrusu erkek erkeğe kafa çektiler. Üstelik bu akşam muhabbetleri de eşine haber verilerek yapılmıştı, içişleri bakanından izinliydi yani Kenan bey.

İşyerinde bayan personel çalışmıyordu, zaten topu topu beş kişilerdi. Eşine bu durumu sorduğumuzda kocasının, kadınların işleri karıştırdığını söyleyerek böyle bir prensip edindiğini söylemişti bize. Takibe başladığımız bir ayda adamın işyerine sadece üç kere kadın girmişti, kadınların bulunduğu esnada çeşitli vesilelerle içeri soktuğumuz elemanlar da hiçbir anormal durumun olmadığını rapor ettiler.

En dikkatimi çeken durum ise Kenan beyin her gün istinasız bir şekilde bankaya uğramasıydı, bankacı bir sevgilisi var o zaman diye düşünmeyin işin ilginç tarafı değişik bankalara gidiyordu. Küçük bir araştırmanın sonunda birkaç bankaya kredi borcu olduğunu ve işlerinin iyi gitmediğini öğrendik. Read the rest of this entry »

ÇİFTE HAYAT…

Mayıs 4, 2007

Adil bey bir inşaat firmasında mühendis olarak çalışıyordu, eşi Ayşegül hanımla 14 senelik evliydi ve anlaşılan işler yolunda gitmiyordu özellik Ayşegül hanım için. Eskiden de çıkardı şehir dışına işleri dolayısıyla ama şu son iki-üç aydır yüzünü göremez olduk, davranışları değişti kesin başka bir kadın var diyordu hanımefendi.

Adil beyi takibe aldık. Üçüncü gün sabahı ******’ya gideceği haberini verdi eşi bize. Hemen orada ki elemanlarımıza talimat verip, uçaktan iner inmez takip edilmesini istedik. Aynı günün akşamında Adil beyin şehrin merkezinde bulunan bir firmaya gittiği 3 saat sonra oradan ayrıldığı, yemek yediği ve geri dönmek üzere şu an havaalanında olduğunu bilgisi geldi.

Adam uçağa yalnız binmişti, gittiği yerde de herhangi bir bayanla teması olmamıştı. İşini bitirdi dönüyor diye düşündük. Gerçekten de öyleydi. Gariptir, geri geldiğinde kendi evine değil de neredeyse şehrin öbür ucundaki semtte bulunan başka bir eve gitmişti. Read the rest of this entry »