AŞK YOK, İŞLER BOZUK…
Mayıs 5, 2007
35 yaşlarında oldukça alımlı bir bayan ile karşılaştım randevulaştığımız yere gittiğimde, gerçekten de görünüşü, konuşması ve hareketleriyle tam bir hanımefendiydi. Kendisinden 10 yaş büyük olan eşi ile 6 yıllık bir evliliği vardı. Eşinin kendisine ait olan bir işyeri vardı ve alım-satım işleriyle uğraşıyordu. Hanımefendi son dönemlerde, aşağı yukarı son altı aydır eşinin davranışlarında bazı değişiklikler gözlemlemiş ilk zamanlarda önem vermese de bu davranışlar aynı şekilde sürüp gidince eşinin kendisini aldattığından, başka bir kadının varlığından şüphelenmişti.
Gerekli bilgileri aldıktan sonra önümüzdeki ilk pazartesi gününden itibaren eşi Kenan beyi takibe almıştık. Adam uzun boylu, şık giyimli, oldukça yakışıklı birisiydi. Kendine ait bir işi, güzel bir arabası Türkiye şartlarına göre de iyi bir geliri vardı, istemese bile onu baştan çıkarabilecek birçok kişi olabilirdi.
Takibimizin ilk üç haftasında adamın hiçbir sakıncalı hareketi olmamıştı, sabah aynı saatlerde evden çıkıyor, öğlenleri zaman zaman işyerinin çok yakınındaki bir yerlerde yemek yiyor, aksamları yine aynı saatlerde evine dönüyordu. Bu üç hafta süresince dört kere de arkadaşlarıyla buluşup grup halinde akşam yemek yediler, daha doğrusu erkek erkeğe kafa çektiler. Üstelik bu akşam muhabbetleri de eşine haber verilerek yapılmıştı, içişleri bakanından izinliydi yani Kenan bey.
İşyerinde bayan personel çalışmıyordu, zaten topu topu beş kişilerdi. Eşine bu durumu sorduğumuzda kocasının, kadınların işleri karıştırdığını söyleyerek böyle bir prensip edindiğini söylemişti bize. Takibe başladığımız bir ayda adamın işyerine sadece üç kere kadın girmişti, kadınların bulunduğu esnada çeşitli vesilelerle içeri soktuğumuz elemanlar da hiçbir anormal durumun olmadığını rapor ettiler.
En dikkatimi çeken durum ise Kenan beyin her gün istinasız bir şekilde bankaya uğramasıydı, bankacı bir sevgilisi var o zaman diye düşünmeyin işin ilginç tarafı değişik bankalara gidiyordu. Küçük bir araştırmanın sonunda birkaç bankaya kredi borcu olduğunu ve işlerinin iyi gitmediğini öğrendik.
Hanımefendiyle birkaç kere bir araya geldik durumu en ince detaylara kadar rapor ettim. İki aylık bir takibin sonunda bir araya geldiğimizde müsterih olmasını ve kocasının onu aldatmadığını hayatında başka bir kadın olmadığını anlattım. Kadın bir şeylerin ters gittiğinin farkındaydı, ben ise son öğrendiğimiz bilgiyi söyleyip söylememekte kararsızdım.
Bilmesinin hakkı olduğunu düşünerek anlattım, bir anda hem başka bir kadın olmamasının verdiği rahatlık ama bugüne kadar onlara rahat bir yaşam sağlayan işlerinin bozulma ihtimalinin verdiği endişe yüzünü kapladı.
Birbirimize teşekkür edip ayrıldık. Bir hafta sonra beni aradığında, kocasını konuşması için sıkıştırdığını ve eşinin “işlerin bu sıralar biraz durgun olduğunu ve bunun getirdiği sıkıntıdan dolayı bugünlerde biraz huzursuz olduğunu” anlattığını söyledi. Umarım işleri bir an önce düzelir, huzurlu bir yaşam sürerler.